Türkiye’deki Bulgaristan vatandaşları siyasete daha aktif katılım istiyorlar

BAL-GÖÇ ve BULTÜRK temsilcileri seçim sandığı kısıtlamasının seçmenlere doğrudan darbe etkisi yaratacağını öne sürdü

Perşembe, 5 Şubat 2026, 09:38

Türkiye’deki Bulgaristan vatandaşları siyasete daha aktif katılım istiyorlar

FOTOĞRAF BGNES

Yazı Boyutu

Seçim Kanunu değişiklikleri ile Avrupa Birliği üyesi olmayan devletlerde kurulan seçim sandıkları sayısına ilişkin getirilen kısıtlama, bahar mevsiminde yapılacak erken seçimlerde binlerce Bulgaristan vatandaşının oy hakkını uygulama imkanını doğrudan etkiliyor.

“Vazrajdane” partisi tarafından önerilen değişikliğin Hukuk ve Anayasa İşleri Meclis Komisyonu’nda ikinci okumada onaylanması üzerine AB dışı ülkelerde diplomatik temsilciliker ve konsoloslukların dışında en çok 20 seçim sandığı açılabilecek.

Büyük Britanya’da seçim gönüllüsü olan Bernard Konfortov’un Bulgaristan Radyosuna konuşurken öne sürdüğü gibi, bu durum seçmenler için büyük zorluklar yaratacak – insanlar uzun mesafeler katederek uzun kuyruklarda saatlerce beklemek mecburiyetinde kalacak.

Büyük Britanya, milletvekilleri tarafından alınan kararın ilişkin olduğu devletlerden sadece biridir. Fakat seçim sandığı kısıtlaması, ABD, Kanada ve Türkiye gibi büyük sayıda Bulgaristan vatandaşının bulunduğu diğer ülkelerdeki seçim sürecine de yansıyacak. Kıyaslama yapmak gerekirse, 2024 yılının Ekim ayında yapılan bir önceki genel seçimlerde Birleşik Krallık ve Kuzey İrlanda’da 112, ABD’de 15, Türkiye’de ise toplam 168 yerde seçim sandıkları kuruldu.

Türkiye'nin Çorlu şehrinde Bulgaristan vatandaşları oy kullanırken

FOTOĞRAF Arşiv

BNR Kırcali Muhabiri Valia Apostolova’nın aktardığı üzere Türkiye’de büyük göçmen örgütlerinden “BAL-GÖÇ” ve “BULTÜRK” temsilcileri, seçim sandığı sayısının en çok 20 olması yönünde getirilen kısıtlamanın seçmenleri doğrudan etkileyeceği ve oy kullanma haklarını kesinlikle sınırlandıracağını öne sürüyor. Her iki örgüt yıllardır Bulgaristan politikasına daha aktif katılım konusunda ısrar ediyorlar.

Bal-Göç İzmir Temsilcisi Kenan Özgür, Kırcali Radyosu’ndan Nahit Doğu’ya konuştu:

" Bulgaristan Parlamentosu ve ülkedeki kurumlar, özellikle Türkiye’de oturan Bulgaristan vatandaşları olmak üzere sanki bazı seçmenleri oy hakkından yoksun bırakmak istiyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Kesinlikle adil olmayan bu durum, insanlarda kırgınlık ve hayal kırıklığı yarattı. Bunun Bulgaristan devletinin şu an Türkiye’de yaşayanlara uyguladığı yeni ayrımcılık türü olduğunu söylüyorlar. Bilindiği üzere 1984-85 sonrasında adları zorla değiştirildi, sonra Türkiye’ye kovuldular. Şimdi aynı zihniyet, aynı kötü tutum, aynı ayrımcılık devam ediyor.”

Kenan Özgür

FOTOĞRAF Facebook /Kenan Ozgur

“BULTÜRK” Derneği Başkanı Rafet Ulutürk daha da sert konuştu. Sözlerine göre seçim sandığı sayısı kısıtlaması, göçmenleri oy hakkından mahrum bıraktığı gibi, onlara “ikinci el vatandaşlar” olduklarını gösteriyor.

"Yurt dışında bulunan Bulgaristan vatandaşları, seçim sürecinde rahatsızlık yaratan bir etken olarak görülemez. İlkesiz ve gerekçesiz olan bu kararın teknik ya da organizasyon yönünde hiçbir mantığı yoktur. Seçimlerin öncesinde getirilen öneri, gizli siyasi amaçların güdüldüğünü düşündürüyor. Seçimlere katılımı kolaylaştırmak yerine devlet, kaos ve uzun sıraların oluşmasına yol açan ve sonuç itibari ile vatandaşların oy hakkını elinden alan engeller getiriyor. Büyük Britanya, ABD ve Kanada gibi devletlerde mevcut olan çok sayıdaki Bulgar toplulukları, geniş coğrafyaya dağılmış olup sık sık diplomatik misyonlardan yüzlerce kilometre uzaklıkta bulunuyorlardiyen Rafet Ulutürk’e göre Türkiye’de sandık sayısının 20’ye düşürülmesinin binlerce vatandaşın saatlerce yolculuk yapmak zorunda bırakılmaları ve bazılarının oy verme imkanından mahrum edilmeleri demek.

Rafet Ulutürk

FOTOĞRAF Mariya Petrova

"Bu önlemin kontrol veya yasaya uygunluğun garantilenmesine yönelik olduğu yönündeki telkinleri kesinlike kabul etmiyorum. Avrupa Birliği’ne üye olmayan devletlerde seçim sürecinin şaibeli olduğuna veya özel kısıtlamalara ihtiyaç olduğuna dair deliller mevcut değildir. Her ne kadar formal ve görünürde tarafsız olan gerekçelerin arkasında gizli olsa da, getirilen değişikliklerin asıl amacının Türkiye’deki Bulgaristan vatandaşlarının oy hakkının sınırlandırılması olduğu apaçıktır.

“BAL-GÖÇ” ve “BULTÜRK” Göçmen derneklerinin temsilcilerine göre Türkiye’de bulunan Bulgaristan vatandaşları, ülkedeki karmaşık siyasi hadiseleri anlamakta zorlanıyorlar. Bulgaristan’daki süreçler, oradaki seçmenlerin kafalarını karıştırırken icra yönetiminde Türk adları taşıyan temsilcilerin bulunmaması, vatandaşları siyasetten soğutuyor. Sonuça seçimlere katılım oranı ve partilere duyulan güven düşüyor.

Hak ve Özgürlükler Hareketi DPS içindeki bölünme ve yeni siyasi oluşumların ortaya çıkması, Rumen Radev’in cumhurbaşkanlığından istifa etmesi gibi gelişmeler, Türkiye’deki seçmenlerin seçim tutumuna yansıyacak.

“Geleneksel olarak oylarımızı hep Hak ve Özgürlükler Hareketi DPS’ye verdik” diyen Kenan Özgür, bahar mevsiminde yapılacak erken seçimlere katılım oranının düşük olacağı tahmininde bulundu ve şöyle devam etti:

Rumen Radev

FOTOĞRAF BGNES

"İnsanlar ümitsiz, bir şeylerin yoluna gireceğinden umutları kalmadı. Yapılacak seçimlerde Türkiye’deki göçmenleri temsil eden güçlü adaylar olmazsa, katılım oranı daha da düşük olacak.”

"Bugün apaçık ortada olan bir gerçek var – Bulgaristan Türkleri göz önüne alınmadan ve eşit haklı vatandaşlar oldukları tanınmadan tek başına iktidar olmak mümkün değil. Bunun anlaşılması için 35 yıl yeter sanırım. Sık sık sırf oy deposu veya tek bir parti içinde kapalı kalan bir topluluk olarak algılanan Türkler, bu ülkede geçici bir faktör değil, tarihi, kültürel ve demografik bir gerçektir” sözlerini kullandı Rafet Ulutürk. . 

Türkiye’deki seçmenler cumhurbaşkanlığından istifa eden Rumen Radev’in siyasete girmesini bekliyor ve temsilcileri tarafından Türkiye’deki göçmenlerle görüşmenin yapılmasına ihtimal veriyorlar.

Rumen Radev

FOTOĞRAF BNT

"Eğer Radev veya tarafınca temsil edilebilecek yeni siyasi çizgi, gerçekten kalıcı çözüm arayışı içindeyse bakış açısı, kökten değişmelidir. Gidilecek yol belli – Rumen Radev’in yanına saygı duyulan ve şimdiye kadar aktif parti politikasında yer almayan Bulgaristan Türkleri’ni çekmelidir. Rumen Radev’in istifa etmesi üzerine ortada olan en önemli soru şu: Bulgaristan sadece yeni seçimler mi istiyor, yoksa nihayet gerçek toplumsal uzlaşı sağlamaya mı cesaret edecek” diye konuştu Ulutürk.

Kenan Özgür de Rumen Radev’in Türkiye’den ve Kırcali bölgesi ve diğer büyük şehirlerden olan kişilere listelerin ön sıralarına girme şansını verirse eğer, Bulgaristan Türkleri’nden destek alabileceğini söyledi.

"İnanın, bizim insanlara şans veren, destek alacak. Öbür türlü bir şey olacağını zannetmiyorum” dedi Özgür, BNR Kırcali Radyosu’na verdiği röportajda.

Kaynak: BNR Kırcali Radyosu

Söyleşiler: Nahit Doğu

Çeviri: Tanya Blagova